5 Eylül 2010 Pazar

Ankara’ya Mektup –5-

Gönderen SEVDAZAN®



G E L...


Bugünlerde yüzün çok soğuk dostum. Seni çok seviyorum amenna ama şöyle daha sıcak kapalı vakitlerde durmak tercihim. Bir şeye sinirlenmiş gibi bir halin var, bir sukutun var ama söylemiyor, söylemedikçe de daha da öfkeleniyorsun. Seni konuşturmanın da bir yolu vardır elbet. Baharı beklemek akıl karı değil.......
Öylede bir niyetim yok zaten. İçimi öyle titretiyorsun ki, sevdadan mıdır ayazdan mıdır bilmem, ya üşüttüm. Sesim kısık hiçbir tarafım tutmuyor. Oysa bugün soğuk bakışlarına ve deli ayazına rağmen çıkıp sende dolanmak isterdim. Her şeye dargın tavrımın ardına sakladığım hasretli yanımla sana bugün bir kez daha sevgiyle aşkla özlemle sarılıyorum. Ama sen son bir haftadır sanki sana gösterdiğim bu yakın alaka ve özgüvenden rahatsız gibisin. Hani eğer seni sevmem hoşnut etmiyorsa söyle; alışığım, uzaktan uzağa da sevebilirim. Ve emin ol sana hiç çaktırmam! Fakat yine de sen gel bu arzuya gölge düşürme. Sana bağlı yanlarımı koparma. Nasıl şimdi çiçekler açmak için senin yüzünün gülmesini ve güneşli bakışını görmek istiyorsa artık ben de adı pek mühim olmayan bir çiçek edasıyla yeniden doğmak istiyorum.

Şimdi dostlara, şimdi aşklara, şimdi umutlara kırgın ve sana el açmış sana sığınmış şu haldeyken gel aynı umudu ekelim. Sana son teselli diye sarıldım. Tut beni dostum! ......................

Bu gece senle oturup güneşin doğmasını bekleyeceğim. İstersen beraber şarkılar söyler, şiir okuruz. Romantik bir gece olur belki de; dans ederiz, öpüşürüz istersen. Gözlerime anlamlı bak yeter, ben anlarım. Sana hissettirmeden sarılırım beline, sarılırım ateşten sıcak, kadından daha arzulu dudaklarına. Sen bak kafi gözlerime.................................................................................... Sahi ya.... mesaim bitmeli olmuş. Bugün öyle boş geçti ki, doğru düzgün seninle de oturamadık. Şimdi toparlanıp buradan sana doğru geleceğim ama soğuk bakışların tedirgin ediyor. Gel hadi........................... At üzerinden ayazı, kaldır kara bakışlarını, gir koynuma, ısıt beni.......... Gel dostum! .................................. Gel; nasıl durursan dur ama gel........................................


23 Aralık 2005 Cuma 15:44 S.B. / Kurtuluş

Mustafa Çelebi Çetinkaya

7 yorum:

beyaz kardelen dedi ki...

"Bu gece senle oturup güneşin doğmasını bekleyeceğim. İstersen beraber şarkılar söyler, şiir okuruz. "

Kendimi gördüm bu cümlelerde. Bir gece sabah ezanına kadar kaldığım yurdun terasında, Ankara Kalesi'ni seyrederek yazı yazdığım, düşündüğüm ve Ankara'yı iliklerime kadar hissettiğim o zamanı hatırladım...

Güzeldi gerçekten... Bir yerlerde benim de cümlelerim var bu şehre dair ama bu mektupları okuyunca paylaşma konusunda tereddüt ediyorum. ;)

Yine de bitmesin bu mektuplar :)

Lavinya Öz. dedi ki...

"Bir şeye sinirlenmiş gibi bir halin var, bir sukutun var ama söylemiyor, söylemedikçe de daha da öfkeleniyorsun. Seni konuşturmanın da bir yolu vardır elbet. Baharı beklemek akıl karı değil......."

:)

Çok hoş!
Baharın Ankara'ya ne zaman geleceği belli olmaz değil mİ? :)

Memleketimi seven yüreğine sağlık! :)
Saygıyla

SEVDAZAN® dedi ki...

Sevgili Lavinya
ve Sevgili Beyaz Kardelen...

çok teşekkür ediyorum duygularıma eşlik ettiğiniz için.
Beyaz Kardelen... Eğer birileri bir şeyler yazıyorken çekinirseniz olmaz. Bizlerinde yazmaması lazım. Zira bu ülke Necip Fazıllar gibi Nazım Hikmetler gibi büyük ustalar çıkarmış bir ülke.
Paylaşın Derim.. Sevgi ve selamlar

Lavinya Öz. dedi ki...

"Eğer birileri bir şeyler yazıyorken çekinirseniz olmaz. Bizlerinde yazmaması lazım. Zira bu ülke Necip Fazıllar gibi Nazım Hikmetler gibi büyük ustalar çıkarmış bir ülke."

:)
Demişsin doğru da dergiyi de tehlikeye atmayalım :))

beyaz kardelen dedi ki...

Yazdıklarım, daha doğrusu bir araya getirerek yazmayı düşündüklerim bu dergiyi tehlikeye atacak şeyler değil. :)

Ankara'da soluduğum her an ayrı bir ilham veriyor bana, bu şehir her baktığım köşede başka bir kapı açıyor gözlerime, yüreğime...

Bu yüzden Ankara'ya dair yazdıklarım dağınık biraz, yeni yeni şeyler ekleniyor hep. Bir araya getirme girişimim olamıyor bu yüzden pek ;)Ama o gün gelecek inşallah, öyle inanıyorum. :))

Yazmaktan çekinmiyorum, zaten yazmasam olan bana olur. ;)
Belki sadece paylaşmaktan çekiniyorum biraz ama o da aşamayacağım bir şey değil. Özellikle burda oluşum bunun bir göstergesi ;)

Zamanı gelince ben de sizinle beraber okurum inşallah Ankara'ya dair yazılarımı. :)

Sevgi ve saygılarımla...

beyaz kardelen dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
SEVDAZAN® dedi ki...

Muhabbetle....
Ferah oldun,Dergimiz tehlikeye girmez. Aksine belkide açılan kollarımız büyür:)
Teşekkür ediyorum her iki dosta da.
Sevgiyle